Hikaye (an) fotoğrafçılığı yanında moda ve endüstriyel fotoğrafçılıkta da oldukça başarılı olan
Burçin Çobanoğlu sıcakkanlılığı, enerjisi ve hayata bakış açısıyla tanıştığınız ilk anda kendisini size sevdiriyor. Hamilelik çekimleri ile başlayan güzel bir serüvenin her anında yanınızda oluyor; doğumunuzda, bebeğinizi ilk kucağınıza aldığınızda ve bebeğiniz büyüdükçe her anı yine Burçin Çobanoğlu ile ölümsüzleştirmek istiyorsunuz. Öyle bir bağımlılık yaratıyor!
Burçin Çobanoğlu, internette arama motoruna ''doğum fotoğrafçısı'' yazdığınızda karşınıza ilk çıkacak isimlerden. Benim kendisiyle tanışmam da bu sayede oldu. 4,5 sene önce oğlum daha bebekken stüdyo fotoğraflarımızı kendisine çektirmiştik. Aradan 3 sene geçti ve kızım doğdu. Bu sefer kızımın fotoğraflarını çektirmek istiyorduk, yine soluğu Burçin Çobanoğlu'nda aldık. Başka bir isim araştırmak aklımıza dahi gelmedi, çünkü Burçin başından sonuna kadar bize dört dörtlük bir hizmet vermişti ve çektiği fotoğraflar gerçekten muhteşemdi!
Göztepe’de, İstanbul Oyuncak Müzesi’nin hemen yanında bulunan sevimli stüdyosunda bizi ağırlayan Burçin Çobanoğlu ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Üstüne bir de bize modellik yaptı. Fotoğrafçılığı kadar modellikte de oldukça başarılı. Göstermiş olduğu içtenlik ve misafirperverliğe sonsuz teşekkürler.
Burçin Çobanoğlu Kimdir? Yaşın kaçtır, burcun nedir? Kardeşin var mı?
1981 doğumluyum. Tam bir balık kadınıyım. Duygusalım, hayalperestim, her konuda çok hassasım ve 6. his kurbanıyım (yükselenimin terazi olması biraz kendimi firenlememi sağlıyor). Bir kız kardeşim var. Yan yana geldiğimizde siz kardeş olamazsınız diyecek kadar birbirimizden hem tip olarak hem de karakter olarak farklıyız.
Ailede fotoğrafçı var mı?
Ailede fotoğrafa meraklı olan bir ben varım ama annem de kardeşim de resim yapıyor. Kardeşim resmin bir adım ötesine geçip mimar oldu.
Fotoğrafçılık merakın ne zaman başladı?
Çocukluğumda komşu çocuklarını eve toplar onları boyar, giydirir fotoğraflarını çekerdim. Bilmiyorum belki de bugün daha çok çocuk fotoğrafı çekmem bundan sebeptir. Bu işi eğlenceli buluyorum.
Fotoğrafçılık nasıl mesleğin haline geldi?
Uludağ Üniversitesi Ekonometri Bölümü mezunuyum. Okul bittikten sonra özel bir finans şirketinde çalışma hayatına başladım. Aynı dönemde Bahçeşehir Üniversitesinde stratejik pazarlama ve marka yönetimi yüksek lisansı yaptım.
Fotoğrafçılık hobi olarak başladı. İkinci üniversiteyi bitirdikten hemen sonra işi bıraktım. Sosyal çevremi geliştirmek için fotoğrafla ilgili bir kursa gittim. O kurs bitti diğeri.. derken bir kaç arkadaşıma güzel bir hatıra bırakmak adına özel günlerini fotoğrafladım. Önce bir düğün, sonra bir doğum.. derken onların tanıdıklarından talep geldi ve kendimi hızlı bir temponun içinde buluverdim. Doğru işler doğru insanlarla yapılınca hep güzel sonuçlar çıkar. Sanırım hep doğru zamanda doğru insanlarla çalıştım. Bugün elimde bir stüdyom, fotoğraf için yaptığım yatırımlar ve hayatlarına fotoğraf kareleriyle uğradığım çok tatlı insanlar var. Ne mutlu..
Bir daha dünyaya gelsen hangi meslekle uğraşmak isterdin?
Hayatı hep film tadında yaşayan biriyim. Hani metrobüse binersin fonda (kulağında) bir müzik… kısa bir film gibi akar ya hayat, işte aynen öyle. Onun için yine fotoğrafçı olmak isterdim. Ruhumu yansıtıyor çünkü fotoğrafçılık. Ama ne yalan söyleyeyim bu mesleği farklı bir ülkede yapmak isterdim. Fotoğrafı ‘’sanat’’ olarak gören ve bu sanata değer veren bir ülkede.
Anne olmak, hayata ve işine bakış açını değiştirdi mi?
Bakış açımı değiştirmedi ama yeni şeyler öğretti. Farkındalığımı arttırdı. Bunu en çok stüdyoda yaptığım yenidoğan çekimlerinde hissettim. Oğlum çok ağlayan, kolik, bir bebekti. Onu sakinleştirmek için 6 ay verdiğim mücadele sonunda çok farklı yöntemler öğrendim. Bu nedenle özellikle büyük bir sabır ve emek gerektiren yenidoğan çekimlerimde artık bebekleri çok rahat sakinleştirebiliyor ve daha keyifli çekimler yapabiliyorum.
Bunun dışında doğum sonrası evde yaşanan karmaşa ve yoğun, yorucu süreci daha net bildiğim için; iş sürecinde yaşanan aksilik ve gecikmelere daha esnek yaklaşabiliyor, müşterilerimi daha iyi yönlendirebiliyorum. En tatlı olan şey de yeni bir anne olduğumdan bilgilerim hala çok taze, iş dışında da fikrimi almak isteyen taze annelere yardımcı olabilmek bana mutluluk veriyor.
Sence fotoğrafçılık doğuştan gelen bir yetenek mi yoksa sonradan öğrenilebilir mi?
Her ikisi de. Öncelikle yetenek, arzu ve aşk işi. Sonrasında ise disiplinli bir çalışma.
Çocuğun fotoğrafçı olsun ister misin diye klişe bir soru sorayım?
Tabi ki isterim. Fotoğraf insanın dünyaya bakışını değiştiren bir iş, bir sanat. Onun da farklı bir bakış açısı olsun isterim. Daha duyarlı olsun, ayrıntıları görsün isterim. Hangi açıdan bakarsa baksın duygularını kullanmaktan çekinmesin isterim. Bunların hepsi bu sanat dalında var olan şeyler.
Kendini ve mesleğini geliştirmek için neler yapıyorsun?
Takip ediyorum. Fotoğrafla ilgili her şeyi takip ediyorum, hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki gelişmeleri, yenilikleri... Ve tabi ki bir balık insanı olarak arada ufka dalıp hayallerimin gerçekleştirilebilirliğini ölçüyorum. Sonra da uyguluyorum işte :)
Fotoğrafçılığın zor yanları nelerdir?
Fotoğrafçılığın, diğer mesleklerde olduğu gibi, her dalında ayrı bir güzellik ve zorluk var. Benim özellikle üstünde çalıştığım doğum, düğün yani hikaye/ an fotoğrafçılığında en büyük zorluk ‘’zamansızlık’’. ‘’Doğuma yetişebilecek miyim? Doğumhaneye beni almayı ya unuturlarsa?’’ gibi streslerin yanı sıra, zamanı yönetirken birçok faktörün benden bağımsız işlemesi ve bunun sonucu olarak da ‘’plansızlık’’ kaçınılmaz.
Çekimin ne zaman yapılacağı hiç belli olmadığı gibi benim de bugün kaç saat uyuyacağım, kahvaltımı kaçta yapacağım, akşam yemeğini pişirip pişiremeyeceğim, tatile çıkıp çıkamayacağım gibi şeyler de her zaman belirsiz. En büyük zorluğu bu benim için, sürprizleri ve farklılığı sevsem de ani değişimler beni yoruyor. Sorumluluk duygusu yüksek bir insan olmam beni ayrıca yoruyor. ‘’Olmaz’’ kelimesinin varlığını zaman zaman unutuyorum. Her şeyi oldurmaya çalışıyorum. Kısaca kendimden ve hayatımdan fazla ödün veriyorum. Mesleğim gereği bunu da yapmak zorundayım. Gecenin 3’nde gerçekleşmek üzere olan bir doğuma yetişememe veya uyuya kalma gibi bir alternatifim olamaz, bütün gece kolik bir bebeği kucağımda pışpışlamış ve hiç uyumamış olsam bile.
Dahası hep pozitif ve güler yüzlü olmak zorundasınız. İnsanların en önemli anlarında yanlarında oluyor, anılarını ölümsüzleştiriyorsunuz ve tüm bunların yanı sıra onlara moral vermek ve destek olmak durumundasınız. Zaten ister istemez öyle bir bağ kuruluyor ki aranızda, biranda aileden biri oluveriyorsunuz.
Son dönemde hastanelerde başlayan ‘’doğum fotoğrafçılarına sınırlama getirme’’ uygulaması hakkında neler düşünüyorsun?
Hiç iyi şeyler düşünmüyorum :) öncelikle bunun hasta haklarına uygun olmadığını düşünüyorum. Doğum yapan bir kadının nasıl doktor ve hastane seçiminde özgürse fotoğrafçı seçiminde de özgür olması gerektiğine inanıyorum. Maalesef son dönemde hastaneler nedense anlaşmalı fotoğrafçılarla çalışıyor ve müşterilerini bu kişilerle çalışmaya zorluyor. Umarım kısa zamanda bu konuya bir çözüm getirirler. Sırf bu yüzden bu mesleğin ölmesini (sanattan uzaklaşmasını) istemiyorum.
Doğum fotoğrafçımı nasıl seçmeliyim başlıklı blog yazımda bu konudan detaylıca bahsettim.
Ne tür çekimler yapıyorsun?
Daha çok doğum ve düğün çekimleri yapıyorum. Aynı zamanda Göztepe’de bir stüdyom var. Orada hamilelik çekimleri, bebek, çocuk ve aile çekimleri yapıyorum. Zaman zaman kurumsal firmalarla da çalışıyorum. Bir dönem dergi ve gazeteler için de çalıştım.
Ayrıca doğum günü fotoğraf çekimi yapıyorum. Stüdyoda gerçekleştirilen bu çekimler, maket pastanın veya cake smash bir pastanın çocuklar tarafından özgürce parçalanıp, elleriyle afiyetle yemesinden ibaret oluyor:) Stüdyoda çekilen bu fotoğraflar daha sonra asıl doğum günü partisinde ‘’süsleme’’ olarak kullanılabiliyor, böylece doğum günü parti konsepti bebeğinizin fotoğraflarından oluşmuş oluyor.
En önemlisi de parti esnasındaki kalabalık ve koşturmacadan uzak, sakin bir kutlama stüdyoda fotoğraflanmış oluyor.

(Deniz'in cake smash deneyiminden fotoğraflar, 1. Yaş Kutlaması)
Bir anne adayı doğum fotoğraflarını çekmen için seni aradı, nasıl planlama yapıyorsunuz? Ne şekilde ilerliyorsunuz? Seni kaçıncı aylarında arıyorlar örneğin?
Eğer anne adayı hamilelik çekimi istiyorsa karnı belirginleştiği anda beni arıyor. Stüdyoda, evlerinde veya dış mekanda hamilelik fotoğraflarını çekiyoruz.
Doğum fotoğraf çekimi için de genelde anne adayları beni 6. veya 7. ayda arıyorlar. Öncelikle doktorlarının kendilerine ilettikleri tahmini doğum tarih aralığını benimle paylaşıyorlar ve ben onu not alıyorum.
Tarih yaklaştıkça anne adaylarından beni bilgilendirmelerini rica ediyorum. Doğum gün ve saati kesinleştiğinde ise 45 dak. öncesinden itibaren hastanede oluyorum. Doğum öncesi, doğum ve doğum sonrası annenin, ailenin ve bebeğin, varsa bebek şekeri, bebek süslemesi gibi ikramların fotoğraflarını çekiyorum.
Peki normal doğumlarda nasıl planlama yapıyorsunuz? Anneler doğum anı çekimi yapılması konusunda tereddüt yaşıyorlar mı?
Normal doğumlarda anne adayı yine bir tarih aralığı belirtiyor bana ancak doğumun ne zaman olacağı kesin belli olmadığından ve başka doğum çekimlerimle çakışabileceğinden en baştan kendisine bilgi veriyorum. Eğer doğum anında başka bir doğumda olursam, kendisini zor durumda bırakmak istemediğimi ve isterse birini önerebileceğimi, veya kendisinin başka bir fotoğrafçıyla daha önceden anlaşma yapabileceğini iletiyorum.
Normal doğumlarda bazı anne adayları çekinerek, doğumhaneye girmemizi istemeyebiliyorlar evet. Ama onlara doğumhanede hangi pozisyonda olacağımı (annenin hemen yanı başında) ve bebek doğar doğmaz 1-2 kare çektikten sonra hemen dışarıya çıkacağımı söylediğimde rahatlıyor ve içeri girmemi kabul ediyorlar. Eğer baba da doğuma girecekse, ameliyathanede anneyi hazırlıyor ve babayla beni sonradan içeri alıyorlar. Sezeryan doğumlarda da aynı şekilde süreç işliyor.
Senin doğumuna bir sürü fotoğrafçı arkadaşın girdi ve birbirinden muhteşem fotoğraflar çekti.
Çok güzel dostluklar biriktirmişim... Yaşadığım, tadına doyamadığım, en güzel anlarımdan biriydi doğumum. Fotoğraflara bak bak bitiremiyorum, hepsi birbirinden özel ve güzel. Her şey Deniz için ve
#hayatdenizleguzel :)
(Hamilelik fotoğrafım ve Deniz'in doğum fotoğrafı. Fotoğraf: Alev Durmuşoğlu)
Hayalinde çekim yapmak istediğin biri veya mutlaka şuraya gitmeli ve burada çekim yapmalıyım dediğin bir yer var mı?
Eğer daha küçük bir hayalden bahsediyorsak şu an için uzak doğuyu görmek ve orada gezerken çekim yapmak hayallerim arasında. Daha büyük bir hayal olarak da bu mesleği Londra da yapmak istiyorum, geleceğe dair planlarım arasında var bu.
Röportajın devamını okumak için buraya tıklayın.